Son mesaj - Gönderen: ADMİN - Pazartesi, 13 Temmuz 2020 17:20
Hayal Forum' da komik videolar, güzel sözler, resimler, haberler, magazin, sohbet, Şarkı sözleri, Hikaye, şiir ve Daha Fazlası Bu Adreste. Üye Olmanız Yeterlidir.
Haberler

Haberler->GUNCEL HABERLER->Türkiye' de Boşanma Sebebleri   
Türkiye' de Boşanma Sebebleri

TÜİK verilerine göre 2015 yılında 602 bin 982 çift evlenirken, aynı yıl 205 bin 871 kişi boşanma davası açtı, 131 bin 830 çift ise boşandı.

2016’da evlilik oranı düşüş gösterip 594 bin 493 olarak tespit edilirken, boşanma davaları arttı, 212 bin 975 çiftin boşanma davası açtığı görüldü ve 126 bin 164 çift boşandı.

2017’de 569 bin 459’a evliliğe karşılık, 223 bin 194 boşanma davası açıldı ve 128 bin 411 çift evliliğini resmi olarak bitirdi.

2018’de evliliklerin düşüşü devam etti ve 554 bin 389 evlilik gerçekleşirken, boşanmalardaki artış da sürdü: 246 bin 921. O yıl 143 bin 573 çift resmi olarak ayrıldı.

2019’da evlilik oranları düşmeye devam etti, 542 bin 314 çift evlendi, 248 bin 940 çift boşandı ve 155 bin 47 evlilik sonlandı.

2020’de evliliklerdeki düşüş gözle görülür şekilde azalmıştı, gerçekleşen evlilik sayısı 487 bin 270 iken, açılan boşanma davası sayısı bu oranın neredeyse yarısı oranındaydı: 246 bin 561. Ve geçen yıl resmen boşanan çift sayısı ise, pandeminin hukuk alanına etkisi nedeniyle 135 bin 22 olarak tespit edildi.

‘Teknoloji boşanmaları artırdı’

Avukat Özlem Altun; boşanmaların artışını kentleşme ve sanayileşmenin etkisiyle doğal bir süreç olarak yorumluyor. En yaygın boşanma sebebi olarak görülen ‘şiddetli geçimsizlik’ gerekçesinin aslında bir üst başlık olduğunu ve bunun içinde ekonomik, teknolojik, kültürel sebepler ile toplumsal cinsiyet faktörleri gibi birçok sebebin olduğunu söyleyen Altun boşanma davalarının artmasında toplumdaki yoksullaşmanın, artan pahalılığın da etkili olduğuna dikkat çekerek, buna rağmen teknoloji ve sosyal medyanın yarattığı lüks yaşamın insanları çıkmaza soktuğunu vurguluyor:

Kentleşmeyle birlikte kadınların iş hayatına atılmasının ve ekonomik bağımsızlığın, evlilikteki küçük aksaklıklarda dahi boşanma tercihini daha kolaylaştırdığını söyleyen Altun, “Yani kadın iş hayatının zorlukları, bunun getirdiği sorumluluklar nedeniyle evliliklerdeki sorunları tolere etmemeyi tercih edebiliyor” diyor ve devam ediyor: “Bu aslında iyi ve olumlu bir boşanma sebebidir. Çünkü eskiden sorun çıksa da, şiddete maruz kalsa da buna sanki katlanmak zorundaymış gibi bir algı vardı ve kadın da böyle olduğunu düşünüyordu. Ama şu anda kadınlar böyle düşünmüyor, diyor ki maruz kalmak istemediğim bir durum varsa boşanırım.”

‘Artık evlenmemek ve çocuk sahibi olmamak bir seçenek’

Evliliklerin aslında çekirdek aile denilen kurumun kurulması için yapılan sözleşme olduğunu hatırlatan Altun; evliliğin asıl amacının devletin koruması altında statü kazanmış çocukların, soyadı kazanmış, ebeveynleri belli, miras hakları belli çocukların yetiştirilmesi amacı taşıdığını söylüyor ve şimdi bu durumun biraz değiştiğine dikkat çekiyor:

Aile hukukunda arabuluculuk tartışmasına da değinen Av. Altun; Türkiye gibi kadın cinayetlerinin olduğu bir toplumda aile hukukunda arabuluculuğun ne kadar uygun olduğu konusunda kaygıları olduğunu belirtiyor: “Şiddetin yaşandığı bir alanda bir odada tarafları bir araya getirmek, tarafların hatta arabulucunun can güvenliğini sağlamak bile zor. Ancak yargılamaların uzun ve yıpratıcı olduğunu da göz önüne alırsak, bazı kolaylaştırıcılıklar hayata geçirilebilir. Polis denetiminde, psikolog gözetiminde arabuluculuklar yapılabilir, doğru yapılırsa boşanma oranları azalabilir. Ya da hiç değilse, uzun süren yargılama süreleri düşürülerek boşanmalar daha da kolaylaştırılabilir. Ama üzerinde iyi düşünmek ve sistemini iyi kurmak lazım.”



Gönderen ADMİN, Pazar, 07 Kasım 2021 09:29, Bu Haber: 21 Defa Okundu/e Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2004-2007 mkportal.it
 
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it Tema By:Tilsimli 2006-2008